İSLAM ve BİLİM

       

ALTUNTOP.ORG

İSLAM ve BİLİM

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TAVSİYE EDİNİZ.

SAYFA YÜKLENİYOR.

LÜTFEN BEKLEYİNİZ.

WWW.ALTUNTOP.ORG

DOLLY ADINDA BİR KUZU - ALTUNTOP.ORG

İSLAM ve BİLİM

DOLLY ADINDA BİR KUZU

******

ANA SAYFA

****

İSLAM ve BİLİM

****

ÖNSÖZ

****

ALFABETİK KONULAR

****

POPULER KONULAR

****

SON EKLENENLER
****

YENİ 20 SAYFA

* Organ Bağışı ve Nakli

****

* Telfik Nedir ?

****

* NÜFUS PLANLAMASI TUZAK, KÜRTAJ CİNAYETTİR

****

* Avrupa'da Nüfus Endişesi

****

* ARTMAYANLAR MUTLAKA EKSİLİRLER

****

* NÜFUS PLANLAMASI VE GERÇEKLER

****

* MÜSLÜMANIN SAATİ

****

* İSRAİLİYAT NEDİR, NE DEĞİLDİR?

****

* CAHİLİYE DÖNEMİNDE NESİ' OLAYI

****

* MÜSLÜMANLAR UYANIK OLMALIDIR

****

* İSLAMDA İLK FİTNE

****

* FAYDALI İLİM ÖĞRENMEK

****

* BİYOLOJİK TEHLİKE VE AHLÂK

****

* BUDA KİMDİR VE BUDİZM NEDİR?

****

* İLİM ÖĞRENMEK

****

* ŞEYTAN CİNLERDENDİR - MELEK DEĞİLDİR

****

* Okuma - Yazma Komedisi.

****

* İSLAM AÇISINDAN DİN ve BİLİM

****

* SEBE MELİKESİ BELKIS'IN TAHTININ NAKLİ

****

* ZAMANIN BİLİMSEL GERÇEĞİ

****

****
****
KATEGORİLER
****
MÜSLÜMAN
BİLİM ADAMLARI
****
****

ALTUN SAYAC

Aktif Ziyaretçi: 1
Bugün Gelen Ziyaretçi: 465
Toplam Ziyaretçi: 1527845
IP Adresiniz: 54.235.48.106
Çözünürlüğünüz:

Sitemizi ziyaretiniz

****
ANA SAYFA
****

   5 Temmuz 1996’da Edinburg, Iskoçya’da Dolly adı verilen bir kuzu dünyaya geldi. Bu bir çok açıdan farklı doğumdu. Dolly’nin teorik olarak 3 annesi vardı ve baba ortalarda görünmüyordu.
    Aslında herşey çok değil çeyrek asır önce başlamıştı. 60’lı yıllarda Watson ve Creek tarafından DNA yapısının anlaşılması genetik üzerine çalışan araştırmacılara büyük bir itici güç olmuştu. Daha sonraları bilim adamları bir hücre DNA’sını başka bir hücreye nakledip onu çoğaltmayı başardılar. Bunlar özellikle tek hücreli canlılarda belirgin faydalar sağlamayı amaçlıyordu. Nitekim şeker hastalığının tedavisinde kullanılan insulin hormonunun, uygun genin bir bakteriye aktarılarak seri halde üretimi gerçekleştirilmişti. Bu şekilde seri, ucuz ve kolay elde edilen insulin şeker hastaları için müjdeli bir haber oldu.

     

  Tabii ki bilim adamları bununla yetinmediler; klonlama işlemi tek hücrelilerden daha gelişmiş canlılara doğru uygulama alanları buldu. Bu noktada biraz durup klon nedir, klonlama nasıl yapılır sorularını cevaplamaya çalışalım. Klon, genetik olarak başka bir organizmanın aynısı olan organizma veya hücredir. Birçok basit organizma mitoz bölünme sırasında DNA’sını kopyalar; sonra hücre de ikiye bölünür ve yeni DNA’lar iki yeni hücreye gönderilir. Bu hücreler birbirinin klonudur, çünkü genetik yapı tıpatıp aynıdır. Yüksek yapılı canlılarda ise seksuel çoğalma görülür. Babadan gelen sperm DNA’sı annenin yumurta hücresine girerek annenin DNA’sı ile birleşir. Böylelikle oluşan yeni birey anne ve baba ile aynı genetik yapıyı taşımamaktadır. Klonlama terimi ise vücut hücrelerinden birinin DNA’sını, DNA’sı boşaltılmış yumurtaya (oosit) aktarma işlemine denir. Bu teknikle dana, kurbağa, fare ve maymun klonlama çalışmaları yapılmıştır. Hepsinde de embriyonel yaşamın ilk hücreleri olan blastositler kullanılıyordu. Bunlar özelleşmemiş, çok bölünmeye programlanmış embriyo hücreleriydi.
      Fakat Dolly tüm bu hayvanlardan farklıydı; çünkü temel genetik kökeni 6 yaşındaki hamile bir koyunun meme hücresinden geliyordu. Iskoçya’da Roslin Enstitüsü araştırmacılarından Ian Wilmut ve arkadaşlarının bu hücre DNA’sını bir şekilde seri bölünmeler için adeta uyandırmaları gerekiyordu. Uyarıcı faktör olarak elektrik ve kimyasal ajanlar kullandılar. Bu DNA’yı başka bir koyundan aldıkları, döllenmeye hazır yumurta hücresine aktardılar. Bu entegrasyonu sağlamak için elektrik akımı kullanıldı. DNA’nın hücreye yerleşmesi sırasında hâlâ tam anlaşılamayan bir seri kimyasal olay meydana geldi. Normalde yumurta hücresi diğerlerinden farklı olarak embriyonun oluşmasını sağlayan bölünmeyi indukleyen birtakım sitoplazmik proteinler içerir. Bunu bilen Iskoçyalı bilim adamları yumurta hücresindeki bu özel proteinleri ayırarak memeden alınan DNA’ya aktardılar. DNA’nın yumurtaya yerleşmesi tamamlandıktan sonra tüp bebek tekniğinde olduğu gibi embriyo uygun ortamda bölünmeye bırakıldı. Birkaç kez bölünmeden sonra blastosit evresinde alınarak yeni bir koyunun rahmine yerleştirildi. Hamileliğin sonunda doğan kuzuya Dolly ismi verildi.Yapılan testlerle Dolly’nin DNA’sının meme hücresi alınan koyun ile aynı olduğu görüldü. Resmî açıklama 6 ay sonra yapıldı; Dolly’nin büyümesi ve ergenlige doğru adım atması beklendi.
      Klonlanan kuzunun hikayesi böyle. Dolly dünyanın en ünlü kuzusu olarak beraberinde birçok tartışma getirdi. Bazı araştırmacılar teknik olarak açıklanamayan noktalar olmasına dikkat çekiyor. Örneğin temel biyoloji bilgilerine göre özelleşmiş vücut hücreleri yeni bir canlı meydana getirmek üzere çoğalamazlar. Yani herhangi bir vücut hücre DNA’sı ancak kendisinin benzerini oluşturacak şekilde ayarlanmıştır. Mesela deri hücresi seri bölünmelerle yine deri hücresi meydana getirir. Ancak embriyodaki ilk hücreler farklılaşma ve özelleşmeden önce birbirinden çok ayrı faaliyet gösteren hücrelere dönüşebilirler. Dolly bu noktada bir devrim gibi gösteriliyor, bu temel kuralı yıktığı kabul ediliyordu. Halbuki Dolly’nin DNA’sı hamile bir koyundan alınmıştı. Tüm hamile hayvanlarda meme dokusu normale göre çok daha fazla gelişme ve büyümeye açık olur. Bu nedenle bazı araştırıcılar tarafından döllenmiş yumurta hücresine çok yakın özellikte kabul edilip Dolly’nin yeni bir konsept getirdiğine inanılmıyor. Tüp bebek yöntemi gibi olduğu öne sürülüyor.
      Ayrıca klonlamanın ciddi sağlık problemlerini beraberinde getirdiğini söyleyenler de mevcut. Mayıs 99’da Washington Post gazetesinde çıkan bir yazıda klonlanan hayvanlarda plasenta, umblikal kordon anomalileri, immunolojik yetersizliklerin normale göre 3-4 kat fazla görüldüğü açıklandı. Yazıda canlıların anne ve babadan meydana gelmesinin bir hikmeti olduğu, bir ebeveyn eksikliğinin etkili olacağı belirtiliyor. Klonlanan gelişmiş hayvanların yaklaşık yarısı çeşitli nedenlerle kaybedilmiş. Bunlarda büyük kalp akciğer defektleri gözlenmiş. Anomalilerin sebebi tam olarak anlaşılmasa da "imprinting’’ adı verilen bir mekanizmaya bağlanıyor. Yaklaşık 10 yıl önce farkedilen bu mekanizmada embriyoya gelen genler anneye mi babaya mı ait olduğuna işaretler taşır. Bu işaretler bir düğme gibi hangi ebeveynin geninin aktif olacağına karar verir. Klonlanan hayvanlarda bu birbirini dengede tutma fonksiyonunun bozulduğu gözlenir. Amerika’da son klonlanan 13 danada doğum öncesi plasentanın anormal biçimde su tuttuğu ve kalp yetersizliği oluşturduğu gözlendi. Bu hayvanların bir kısmı anne karnında bir kısmı da doğumdan hemen sonra kaybedildi. Yapılan otopside metabolik bir bozukluğu düşündüren ileri karaciğer yağlanmasını ortaya koydu. Bu yayınlardan birkaç hafta sonra Lancet adlı dergide klonlanan bir ineğin doğumundan yedi hafta sonra bağışıklık sistemi yetersizliğine bağlı olarak öldüğü bildirildi.
      Tüm bu anormalliklerin ve ölümlerin nedeni tam olarak anlaşılamıyor. Araştımacılar genin yumurta hücresine entegrasyonu sırasında kullanılan elektrik akımının ve kimyasal maddelerin etkili olabileceğini bildiriyorlar. Bu aşamada meydana gelen mutasyonlar ölümler ve organ anormalliklerinden sorumlu tutuluyor. Nitekim İskoçyalı araştırmacılar 277 başarısız denemeden sonra Dolly’yi klonlamayı başardılar. Klonlanan hayvanlarda ortaya çıkan diğer bir sorun da yaş. Mesela Dolly’nin şu anda bulunduğu yaş mı yoksa annesinin yaşı mı temel alınacağı bilinmiyor.
  
   Hayvanlar üzerine klonlama çalışmaları dikkatleri üzerine bilim kurgu hikayeleri yazılan insan kopyalama fikrine çekti. Amerika’da insan klonlama çalışmaları yasaklandı. Clinton tarafından etik açıdan bu konunun değerlendirilmesi için çalışmalar başlatıldı. Şu anda İngiltere ve birçok Avrupa ülkesinde insan klonlama yasaktır. Hayvanlardan çok farklı sorunları doğuran insan klonlama hakkında etik tartışmalar birçok merkezde devam ediyor. Bazı otoriteler klonlamanın tek yumurta ikizlerinden pek farklı olmadığını savunurken bazıları önemli sakıncalar ileri sürüyor. Klonlama ile oluşabilecek sağlık sorunları yanında bu teknik hem alıcı hem de verici birey üzerine şimdiden tahmin edilemeyen etkilere sahip olabilir. Bazı merkezlerde klonlama yöntemi ile laboratuvar ortamında transplantasyon için organ üretme; ölümcül bir hastalığa yakalanan bir kimse için o kişinin klonlanmasıyla uygun organ ve dokuları elde etme fikirleri tartışılmaya başlandı bile.
     Genetik mühendisliğindeki gelişmeler son yıllarda gerçekten başdöndürücü bir hıza ulaştı. İnsan fıtratındaki hırs ve zaaflar nedeniyle bu tip çalışmaların adım adım her aşamasının takip edilmesi ve bir takım etik değerler üzerine oturtulması gereğini ortaya koyuyor.
  
    BÜTÜN AŞAMALARI İLE KOPYAMALA İŞLEMİ:
   1- Koyunun meme dokusundan alınan hücre.
   2- Bu hücrenin DNA sı hücre içinden çıkarılıyor.
   3- Meme hücre DNA sı bu aşamada özel bir işlemden geçiriliyor
   4- Meme hücre DNA sı bu aşamada özel bir işlemden geçiriliyor
   5- Bu hücrenin DNA sı boşaltılıyor
   6- DNA sı boşaltılmış yumurta hücresine diğer koyunun meme hücresinden alınan DNA elektrik akımı yardımı ile yerleştiriliyor.
   7- Yeni hücre özel ortamda bölünmeye bırakılıyor.
   8- Bölünen hücreler 16-20 hücre sayısına ulaşınca 3. bir koyunun rahmine yerleştiriliyor.
   9- Normal hamilelik sonucunda Dolly dünyaya geliyor.
   *-
 
  YUKARIDAKİ YAZILAR ZAFER İLİM ARAŞTIRMA DERGİSİ'NDEN İKTİBAS EDİLMİŞDİR. **
  

ANA SAYFA
****
****
face paylaş
****

YASAL UYARI

****
İLETİŞİM SAYFASI
****
****
****
FACEBOOK  SAYFAMIZ
 ****
HABERLER
****
ANA SAYFA
****

*******

Bu site en iyi Internet Explorer 5.0 ve üzeri sürümlerde  1024x768 piksel ayarlarında görüntülenir.

COPYRIGHT © 2005 BY ALTUNTOP.ORG / Abdülhakim ALTUNTOP HER HAKKI SAKLIDIR.