İSLAM ve BİLİM

       

ALTUNTOP.ORG

İSLAM ve BİLİM

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TAVSİYE EDİNİZ.

SAYFA YÜKLENİYOR.

LÜTFEN BEKLEYİNİZ.

WWW.ALTUNTOP.ORG

SİVRİSİNEĞİN SAZINDAN - ALTUNTOP.ORG

İSLAM ve BİLİM

SİVRİSİNEĞİN SAZINDAN

******

ANA SAYFA

****

İSLAM ve BİLİM

****

ÖNSÖZ

****

ALFABETİK KONULAR

****

POPULER KONULAR

****

SON EKLENENLER
****

YENİ 20 SAYFA

* Organ Bağışı ve Nakli

****

* Telfik Nedir ?

****

* NÜFUS PLANLAMASI TUZAK, KÜRTAJ CİNAYETTİR

****

* Avrupa'da Nüfus Endişesi

****

* ARTMAYANLAR MUTLAKA EKSİLİRLER

****

* NÜFUS PLANLAMASI VE GERÇEKLER

****

* MÜSLÜMANIN SAATİ

****

* İSRAİLİYAT NEDİR, NE DEĞİLDİR?

****

* CAHİLİYE DÖNEMİNDE NESİ' OLAYI

****

* MÜSLÜMANLAR UYANIK OLMALIDIR

****

* İSLAMDA İLK FİTNE

****

* FAYDALI İLİM ÖĞRENMEK

****

* BİYOLOJİK TEHLİKE VE AHLÂK

****

* BUDA KİMDİR VE BUDİZM NEDİR?

****

* İLİM ÖĞRENMEK

****

* ŞEYTAN CİNLERDENDİR - MELEK DEĞİLDİR

****

* Okuma - Yazma Komedisi.

****

* İSLAM AÇISINDAN DİN ve BİLİM

****

* SEBE MELİKESİ BELKIS'IN TAHTININ NAKLİ

****

* ZAMANIN BİLİMSEL GERÇEĞİ

****

****
****
KATEGORİLER
****
MÜSLÜMAN
BİLİM ADAMLARI
****
****

ALTUN SAYAC

Aktif Ziyaretçi: 1
Bugün Gelen Ziyaretçi: 466
Toplam Ziyaretçi: 1527846
IP Adresiniz: 54.235.48.106
Çözünürlüğünüz:

Sitemizi ziyaretiniz

****
ANA SAYFA
****

Vınnnnnnnnn.. vıııııınn.. vınnn... Yine ben geldim! Çok uyudun, artık kalk! Gece boyu uyumak sana yakışmıyor, ey insanoğlu! Kalk da tefekkür et! Benden daha iyi bir tefekkür vesilesi mi olur? Biraz derini kızartıp kaşındırıyorsam da kusura bakma, o kadar olur! Hem seni uyandırıyorum, hem de tefekkür etmen için Rabb'imin bahşettiği harika sanatları sergiliyorum. Karnımı doyurmak için bir damla kanını aldıysam ne olmuş? Nasıl olsa devamlı kan üretiyorsun, minik bir hayvanın emeceği kan sende bir eksiklik meydana getirmez ki!

    

 
         Sevgili İnsanoğlu;
    Kâinatın Rabbi, Kur'an-ı Kerim'in ilk sayfalarındaki bir ayetinde şöyle buyuruyor: "Şüphesiz ki, Allah sivrisinekle veya ondan daha küçüğüyle misal vermekten çekinmez. İman edenler, onun Rablerinden gelen hak olduğunu bilirler. İnkâr edenler ise, 'Allah bu misâlle ne demek istedi?' derler..." (Bakara, 26) Gördüğünüz gibi Rabb'im benim zayıf ve küçücük bedenime dikkat çekerek, büyük bir hakikati ifade etmiş.
    Hayatımın her safhasında sahip olduğum hususi âletler ve kullandığım tekniklerin her biri, başlı başına birer mucize olup; bunlar ancak sonsuz ilim ve kudret sahibi Allah'ın eserleri olmayla izah edilebilir.
    Önce sizdeki kötü şöhretimi tashih etmek istiyorum. Biz hayatımız boyunca kan emen kötü hayvanlar değiliz. Sadece dişilerimiz yumurtlama döneminde ihtiyacı olan proteinleri karşılamak için, bir miktar kana ihtiyaç duyar. Erkeklerimiz asla kan emmez. Bitkilerin tatlı özsularını emmek onlara yeter. Dişilerimiz kan emerken, bilmeden bazı hastalıkların taşınmasında rol oynadıkları için suçlanır. Fakat, suçlarken biraz insaflı olmalısınız!
      Bizler bir aile olarak 2.500 civarında türden müteşekkiliz. Bu kalabalık içinde bazılarımızın zahiren kötü işlere bulaşması, hepimizin suçlanmasını gerektirmez. Sadece Anophel isimli cinsimizin bazı türleri sıtmaya, Culex cinsimiz filaryoz ve ensefalite, Aedes cinsimiz de sarı hummaya sebep olan mikroorganizmalar taşır. Bunların yaptığı da, karınlarını doyurup, nesillerinin devamı için bir damla kan emmektir. Kanını emdikleri adamın hasta veya sıhhatli olduğunu nereden bilsinler? Mezbahalarınızda veteriner kontrolü yapıldığı halde siz bile, şarbonlu veya kuduzlu etleri yiyebiliyor, Brusella'lı peynirleri piyasaya sürerek insanları hasta ediyorsunuz. Bu arkadaşlarımızın da kanını emdikleri insanları kontrol etme imkânı olmadığı için, bunlar bazen sıtma plazmodium'u veya virüs taşıyan birisinden emdiği mikroplu kanı, başkasına nakledebiliyor. Bir defa bizler hayvanız, Rabb'imiz bizi nasıl programladıysa, öyle davranıyoruz. Haliyle arkadaşlarımızın yaptığı mikrop bulaştırma işi de, iradeleriyle olmayan ve zahiren çirkin bir iştir. Hâdisenin asıl yüzü ise, gâyet hikmetli neticelerle kendini gösterebilir. Meselâ, bazı insan ölümlerine sebebiyet vermekle, Azrail (as)'e perde olmak... Her ne kadar geçmişte yaygın olan bazı hastalıklara sebep olduysam da, keşfettiğiniz güçlü ilâçlar sayesinde bu hastalıklar (sıtma vs.) azaldı. Eğer hiç sıtmalı kimse kalmazsa, sıtma mikrobu taşıma ihtimalim de kalmaz.
    Sizlerden kan emerken, vücudunuz kısa bir süre sonra bunu hissediyor ve hemen antikor üreterek cevap veriyor. Ne biliyorsunuz, sizi sokarak sebep olduğum alerjik reaksiyonun, sizin bağışıklık (immün) sisteminizi uyanık tutmadığını? Bu belki size çok iddialı bir şeymiş gibi gelecek, ama lâboratuarlarda hassas çalışmalar yaparsanız, ihtimal, sokmalarımın bağışıklık sisteminizi harekete geçirdiğini tespit edeceksiniz. Belki de kanser gibi daha korkunç hastalıkların ortaya çıkmaması için, sayemde immün sisteminiz uyanık kalıyor? Çok büyük bir iddia biliyorum, bence siz yine de Rabb'imin bu küçük sanat eserinin tavsiyesine kulak verip, araştırmalarınızı bu yönde yoğunlaştırınız! Bir zamanlar karasineklere de çok saldırıyordunuz; ama şimdi onların lârvalarını kangren olmuş yaraların tedavisinde kullanıyorsunuz.
      Deminden beri kendimi müdafaa etmekten, üzerimdeki hassas cihazları anlatmaya fırsat bulamadım. Halbuki ben bir yaratılış mucizesiyim! Yoksa Rabb'im Kur'an'da benden niçin bahsetsin ki? Demek ki, benim gibi küçük bir canlı ile size bazı mesajlar vermek istiyor.
    Bildiğiniz gibi büyük bir saat yapmak, küçük bir saat yapmaktan daha kolaydır. Küçük saatteki çarklar, vidalar ve diğer parçalar çok küçük olduğundan onları toplayıp çalışan bir saat haline getirmek daha zordur. Allah (cc) için kolay ve zorluk söz konusu değildir; fakat meseleyi size anlatabilmek için bu misali verdim. Şimdi gözünüzü kapayın ve hayal edin! Benim de midem, bağırsaklarım, beynim, kalbim ve boşaltım organım var! Bu organlar bana hizmetkâr kılınmış, hiç itiraz etmeden çalışıyor. Tabii ki organlarımın şekli, yapısı ve işleyiş mekanizmaları sizinkilerden farklıdır. Zira Rabb'imiz her yaratığına en uygun cihazları; hayat tarzını, gıdalarını, yaşayacağı vasatı bildiği için, en ideal biçimde vermiş! Benim de her şeyim yerli yerinde yaratılmıştır!
      En önemli âletim, karnımı doyurmam için verilmiş hortumdur. Kan emmek için ağzıma ilâve edilen bu parçayı, artezyen mekanizması gibi kullanırım. Dört kesici bıçak ile iki yarım oluktan yapılmış bu sondaj hortumum, bir kılıf içinde durmaktadır (Şekil 1). Kan emmek için derinizin en kanlı yerine konar, bu kılıfı sıyırır ve bıçaklarımı çıkarırım. Bıçaklarım deriyi çok rahat kesecek yapıdadır. Acıyı hissetmemeniz için, bıçaklardan birinden salgılanan hususî bir madde ile lokal anestezi yaparım, kanınızın pıhtılaşıp akışkanlığını kaybetmemesi için de hususi terkipte bir madde ifraz ederim. Bu madde olmasaydı, kanınızı emerken hortumum tıkanma yapacak, bir daha kan ememeyecek ve ölecektim.  Eğer iyi uyuşturmuşsam veya ısırdığım kişi uykuda olur da hissetmezse, benim için ziyafet var demektir. Bir kerede 2,8 mg kan emebilirim ki, bu benim ağırlığımdan (2,5 mg) bile fazladır. Karnımın derisi esnek olduğundan 2-3 dakika içerisinde karnım kan ile dolar. Karnımdaki kanın sindirilmesi epey uzun sürdüğünden, 3-4 gün bir şey yemeden durabilirim. Bazı türlerimiz 15 dakikada 300 mikrolitre kan emebilir ki, bu vücutlarının 6 mislidir. Emme konusunda bir problem yaşamam (Şekil 2). Başımın iç boşlukları kaslarla döşenmiştir. Bu kaslarımın kasılıp gevşemesiyle 1-2 atmosferlik bir basınç farkı (emme basıncı) meydana gelir ki, soktuğum kişinin kanı saniyede 5 metre hızla emme hortumumun içinde yükselir. Bu basıncın hortumumu patlatmasından korkmayın, zira Allah (cc) bu hayatî cihazımı (Şekil 3'de görüldüğü gibi) hususî bir yapıda yaratmıştır.
    Hangi insanların kanını daha çok emerim? Böyle bir soruya cevap vermek, sırrı ifşa olur. Ama şunu söyleyeyim, zifiri karanlıkta bile kanını emeceğim adamı bulurum. Avımı bulmam için Rabb'im ön ayaklarımın ortasına üzerine çok hassas ısı alıcılar koymuştur. Bu alıcılar sâyesinde vücudunuzun en sıcak ve deri altında en bol kan bulunan yerlerini tespit ederim. Ayrıca üzerimde o kadar hassas dedektörler vardır ki, aklınız hayaliniz durur. İnsanları ter sıcaklığından ve kokusundan tanırım. Nefesinizdeki ve terinizdeki karbondioksiti, aminoasitleri, yağ asitlerini, amonyağı, lâktik asiti, aminleri ve nem nispetini tespit eden âletlerimle -tıpkı otomatik pilotla havaalanına iniş yapan uçaklar gibi - delinecek en uygun yerinizi bulurum. Uçakların kokpitinde bulunan ve uçağın durumu hakkında bilgi vererek pilotu ikaz eden göstergeler, âletlerimin yanında çocuk oyuncağı bile olamaz.
      Dişilerimiz yumurtlamak için, bütün şartları uygun suları bulmak mecburiyetindedir. Bunun için karınlarında bulunan rutubet tarayıcı bir organ, hassas bir şekilde çalıştırılır. Bu organ sayesinde, uçarken üzerinden geçtiği toprağın nemi ve yapısı hakkında bilgi sahibi olan dişi, bitki bakımından zengin, uygun bir su bulunca oraya yumurtlar. Antenlerimizdeki Johnston organı, hassas bir işitme cihazıdır. Erkekler ile dişilerin kanat çırpma hızı birbirinden farklı olduğundan, uçarken çıkardıkları kanat sesleri arasındaki melodide de fark vardır. Dişiler kanatlarını daha hızlı çırptıklarından, erkekler -onlarla beraber olup nesillerinin devamı için üreme faaliyetinde bulunacak- Rabb'imin ihsan ettiği bu cihaz sâyesinde eşlerini bulurlar. Saniyede yaklaşık 500 kere kanat çırpma gibi bir mükemmelliği tahmin edebilir misiniz? Kollarınızla, kanat gibi açık kapama hareketini saniyede en fazla bir kere yaparsınız. Ne kaslarınız, ne de eklemleriniz böyle bir işe müsait yaratılmıştır. Benim kas ve eklem bağlantılarım sizinkinden daha güçlüdür.
      Yumurtaların, gelişme için uygun bir su birikintisine bırakılması gerekir. Yumurtalarımızın suda batmaması için gerekli tedbirler, Kudreti Sonsuz tarafından alınmıştır. Kimi türlerimizin yumurtalarının üzerine hava odacıkları yerleştirilmiş olduğundan yumurtaları suda batmazken, kimi türlerimizin yumurtası üzerinde de içinde hava bulunan bir oluk vardır. Çok sayıda yumurtayı özel bir madde ile yapıştırarak, suda yüzen bir sal haline getiririz. Bu oluklar hava yastığı gibi olduğundan, yumurtalarımız batmaktan kurtulur. Bazı türlerimizin yumurtaları ise jelatinle kaplanmış olarak suya bırakılır, yüzey gerilim kanunundan istifade ederek korunurlar. Biz ne yüzey geriliminden, ne de suyun kaldırma kuvvetinden haberdarız; ama Rahmeti Sonsuz acz ve fakrımıza binaen yumurtalarımızı en güzel şekilde korumaktadır.
      Yumurtadan çıkan 1-1,5 cm boyundaki lârvalarımız sürekli yediklerinden hızlı büyür. Onların suyun altında boğulmadan beslenmeleri için, çok hususî âletleri vardır. Su üzerine uzatılmış şnorkel şeklindeki özel hava borularını, dalgıçlarınkinden çok daha mükemmel kullanırlar. Şnorkelin yapıldığı madde hidrofobiktir, yani sudan ıslanmadığı için deliğinden içeri su kaçmaz. Fakat suyun içine mazot veya başka bir yağlı sıvı karışırsa, şnorkelin bu özelliği bozulur, sudaki küçük bir dalgalanma ile borunun içi su dolar. Tabii ki bu durum, lârvamın ölümü demektir. Bunu keşfettiğiniz için bizimle mücadelede su birikintilerine mazot atıyorsunuz. Lârvalarımı öldürmek için, suları kirleterek, tabiatı mahvediyorsunuz. Halbuki, müdahale etmeseniz birçok küçük balık ve kurbağa, zaten lârvalarımın bir çoğunu yiyip, hem bir nüfus kontrolü sağlayacak, hem karınlarını doyuracak, hem de tabiatı kirletmemiş olacaklar. Lârvalarımı öldürmekten başka bir şey düşünmediğiniz için, Rabb'imin tabiata koyduğu mükemmel dengeyi fark etmiyorsunuz. Hırs ve bencillikle güzelim dünyayı sonuna kadar sömürüyor ve başkalarının da hayat hakkının olduğunu göz ardı ediyorsunuz. Neticede kaybeden de siz oluyorsunuz.
    Kusura bakmayın biraz acı konuştum. Rabb'imin sanatını anlatmayı bırakıp, sizi size şikâyet etmeye kalkıştım. Bu kadarla iktifa edelim. Ekolojik dengeye sizden çok daha fazla dikkat eden atalarınız demişler ki: "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul, zurna az!" Ne doğru bir söz...
   
    * MAKALE:    Prof. Dr. Arif SARSILMAZ
    * MEHAZ: SIZINTI DERGİSİ’NDEN ALINDI.
  


   

ANA SAYFA
****
****
face paylaş
****

YASAL UYARI

****
İLETİŞİM SAYFASI
****
****
****
FACEBOOK  SAYFAMIZ
 ****
HABERLER
****
ANA SAYFA
****

** ** ** **

Bu site en iyi Internet Explorer 5.0 ve üzeri sürümlerde  1024x768 piksel ayarlarında görüntülenir.

COPYRIGHT © 2005 BY ALTUNTOP.ORG / Abdülhakim ALTUNTOP HER HAKKI SAKLIDIR.