İSLAM ve BİLİM

       

ALTUNTOP.ORG

İSLAM ve BİLİM

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TAVSİYE EDİNİZ.

SAYFA YÜKLENİYOR.

LÜTFEN BEKLEYİNİZ.

WWW.ALTUNTOP.ORG

TÜRK DİLİNİ BOZUYORLAR - ALTUNTOP.ORG

İSLAM ve BİLİM

TÜRK DİLİNİ BOZUYORLAR

*** **

ANA SAYFA

****

İSLAM ve BİLİM

****

ÖNSÖZ

****

ALFABETİK KONULAR

****

POPULER KONULAR

****

SON EKLENENLER
****

YENİ 20 SAYFA

* Organ Bağışı ve Nakli

****

* Telfik Nedir ?

****

* NÜFUS PLANLAMASI TUZAK, KÜRTAJ CİNAYETTİR

****

* Avrupa'da Nüfus Endişesi

****

* ARTMAYANLAR MUTLAKA EKSİLİRLER

****

* NÜFUS PLANLAMASI VE GERÇEKLER

****

* MÜSLÜMANIN SAATİ

****

* İSRAİLİYAT NEDİR, NE DEĞİLDİR?

****

* CAHİLİYE DÖNEMİNDE NESİ' OLAYI

****

* MÜSLÜMANLAR UYANIK OLMALIDIR

****

* İSLAMDA İLK FİTNE

****

* FAYDALI İLİM ÖĞRENMEK

****

* BİYOLOJİK TEHLİKE VE AHLÂK

****

* BUDA KİMDİR VE BUDİZM NEDİR?

****

* İLİM ÖĞRENMEK

****

* ŞEYTAN CİNLERDENDİR - MELEK DEĞİLDİR

****

* Okuma - Yazma Komedisi.

****

* İSLAM AÇISINDAN DİN ve BİLİM

****

* SEBE MELİKESİ BELKIS'IN TAHTININ NAKLİ

****

* ZAMANIN BİLİMSEL GERÇEĞİ

****

****
****
KATEGORİLER
****
MÜSLÜMAN
BİLİM ADAMLARI
****
****

ALTUN SAYAC

Aktif Ziyaretçi: 1
Bugün Gelen Ziyaretçi: 462
Toplam Ziyaretçi: 1527842
IP Adresiniz: 54.235.48.106
Çözünürlüğünüz:

Sitemizi ziyaretiniz

****
ANA SAYFA
****

   


      Çok kimse, yanlış olarak, meşhur oldu yerine, şöhret oldu, geçen yıl yerine, geçtiğimiz yıl, ucuzluk yerine, şok indirim veya mucize indirim diyorlar.
   İlim sahibi olana âlim oldu denir, ilim oldu denmediği gibi, şöhret sahibi olana da, şöhret oldu denmez, meşhur oldu denir. Meşhur yerine, şöhretli veya ünlü de denebilir.
   Geçtiğimiz yıl, geçtiğimiz ay, geçtiğimiz hafta, geçtiğimiz gün denmez. Çünkü biz zamanı değil, zaman bizi geçmektedir.
   Şok; kaza, beklenmeyen kötü bir olay demektir. Fiyatlar ucuzlayınca alıcı niye şok olsun? Fiyatlar çok yükselince insan şok veya şoke olur. Şoke olmak, birdenbire şaşırmak, hoşa gitmeyecek bir şeyle karşılaşmak demektir. Hele mucize indirim demek çok yanlıştır.
   Dil tasfiyecileri, bir sürü uydurma kelime çıkardılar. Bu kelimeler bilhassa iki yönden daha zararlıdır:
   1- İhtiyaç yokken, sırf bir kelime başka dilden geldi diye, mutaassıp kelimesini atıp yerine, hiçbir kaideye uymayan uydurma bir sözcük, mesela bağnaz koymak dilde anarşiye yol açar.
   2- Osmanlı arşivlerini, lüzumlu vesikaları yıllardır okuyacak kimse bulunamadı. Bu fark edilince tedbir almaya çalıştılar. Osmanlı eserlerini bugünkü gençliğin anlaması gittikçe zorlaşıyor. Azerbaycan’dan bir genç geldi. Mızraklı İlmihal’in aslını okudum, rahatça anladı. İslam’ın koşulu beştir dedim. Anlamadı. Yarın şart kelimesi unutulup yerine koşul gelirse, kimse İslam’ın beş şartını bilemeyecektir. Bu uydurma kelimeleri tasvip etmemek bu bakımdan din gayreti olur. Müslüman, dininin unutulması için yapılan böyle çalışmaları hoş görmemelidir.

   Mektup, kitap yabancıdan yani Arapça’dan geldiği için onun yerine Betik kullanılmasını istiyorlar. Eğer bu betikler, topluma hâkim olursa, artık mektup yazamayacak, kitap okuyamayacağız.
   Saptamak sözcüğünü hançer gibi bağrımıza saplamaktan çekinmediler.
   Azman, aşırı şekilde gelişmiş demektir. Kurt azmanı köpekler böyledir. Azman vezninde yazman ve uzman var. Azmanlar, yazmanlar çoğalır, azmanlaşırlarsa, ortalıkta kâtip diye birine rastlamak mümkün olmaz. Azman veznindeki uzmanlar, çoğaldığından, artık mütehassıs eleman bulmak zorlaştı.
   Bu bağnaz dilciler, hayvanlardan esinlenerek [ilham alarak] hayvanlara benzer sözcükler üretmeye çalışıyorlar. Boğaya benzesin diye doğa, aygıra benzesin diye uygar sözcükleri buldular. Herkes uygar olursa, bir tek medeni kimse bulmak mümkün olmayacaktır.
   Kuyruk hayvanlarda olur. Bunun için kuyruk vezninde uyruk sözcüğü buldular.
   Köpeklerin hav hav, kedilerin miyav miyav sesinden esinlenerek sınav diye bir sözcük uydurdular.
   Hayvanlar arabaya koşulur. Koşulmak kelimesinin emir şekli koşul’dur. Bu koşulu şart yerine koymak, kelime düzenini alt üst etmek olur.
   Hâkim kelimesi Arapça olduğu için uydurma bir sözcük aradılar, yargı kelimesinden doğru olarak yargılayıcı veya yargıcı kelimesi mümkün iken, sırf uydurma olsun, kırlangıç’a benzesin diye yargıç sözcüğünü buldular. Yargıç yarma aleti demektir. Mahkemeye de yargıç evi diyebilirler.
   İzlemek, takip etmek iz üzerinde yürümek demektir. Seyretmek, bakmak anlamında kullanılması yanlıştır.
   Türkistanlı bir genç, (Televizyon izliyoruz) diyenlere şaşırıp kalır, (Ne o televizyon kaçtı da onu mu takip ediyorsunuz, izini mi sürüyorsunuz) der. Gülünç hale düşmenin ne âlemi vardır?
 
 

  * MEHAZ:  30.MAYIS.2000 TARİHLİ TÜRKİYE GAZETESİ’NDEN ALINDI
  * MAKALE : MEHMET ALİ DEMİRBAŞ
  *  DETAYLI BİLGİ İÇİN BKZ , WEB : http://www.dinimizislam.com/detay.asp?id=2602
  
 

ANA SAYFA
****
****
face paylaş
****

YASAL UYARI

****
İLETİŞİM SAYFASI
****
****
****
FACEBOOK  SAYFAMIZ
 ****
HABERLER
****
ANA SAYFA
****

** ** ** **

Bu site en iyi Internet Explorer 5.0 ve üzeri sürümlerde  1024x768 piksel ayarlarında görüntülenir.

COPYRIGHT © 2005 BY ALTUNTOP.ORG / Abdülhakim ALTUNTOP HER HAKKI SAKLIDIR.